bir süredir fark ediyorum, gece bu saatlerde canım sevişmek istiyor. şu anda osmanlı zamanından bir ailenin tekne gezisi rutinlerinin anılardan anlatıldığı bir podcast dinliyorum ama başka bir vücudun kaygan, ılık ve yumuşak yerlerini tenimde hissetmek, hafif titremeleri ve kasılmaları dinleyerek ileri geri gidip gelmek isteği aklımdan çıkmıyor.

2 saat önce geldiğim final sınavını, demin uyuyakalıp kaçırdığımı zannedip zıplayarak uyandım. saate baktım 18:30 olmuş, rapor alsam alamam, hocayı arasam bulamam falan gerçekten çok kötüydü ya

image

Masamın en sevdiğim bölümü burası. Diğer yerlerden ne farkı var derseniz, ya bilmiyorum abi evet aynı ağaç sağında solunda devam ediyor ama burası böyle çok fazla devingen, hareketli, yaşanmışlık çok fazla hem de güzel ışık alıyor. Sağına soluna gidersek, oralarda kenar var yani güven vermiyor ama burası öyle değil, koyduğum şeyin asla düşmeyeceği güvenini veriyor. Burayı aktif kullandığım için toz da birikmiyor. Bazen buraya başımı koyup uyukluyorum, mesela yaşanmışlık var dedim hani, 2 hafta önce art arda 3 gece burada uyuduğum için hasta oldum ve 3 gün sonunda yine burada, hasta olduğum yerde iyileştim. Böyle şeyler bizi birbirimize bağladı. Yani güzel işte.

Siz benim, yeşil bulaşık deterjanı sayesinde kendimi güvende hissettiğimi, bazen endişeyle lavabonun altındaki dolabı açıp deterjanı kontrol ettiğimi ve sonra onu orada görünce kendimi huzurlu hissettiğimi anlattığım yazıyı okumuş muydunuz? Eskilerde bir yerlerde bulursunuz.

c++'ı müslümanlar buldu

aslında yarın sınavım var ama birkaç saattir boş boş takılıyorum. salınarak dans etmelik dj setler, şarkılar açtım. birisi biterken diğer sekmeden diğerini başlatıyorum, böyle ufak numaralar yaparak kendimi havalı hissediyorum. küçük bir evde takılmalık parti ortamında gibiyim ama konuşacak kimse olmadığı için ekşi sözlükten güzel entrylerle takılıyorum. son zamanlarda oraya, buradan daha çok yazı yazmaya başladım, hepsi beğenilmese de en azından mesaj atıyorlar iletişim oluyor. odamdayım, parti atmosferini beslemek için bazen camı açıyorum, dışarıdan gelen sakin sokak sesleri ve soğuk hava, yarattığım kurguya organiklik katıyor. bazen müziğin üzerine podcast açıyorum, sanki mekanda birileri konuşuyormuş gibi oluyor. üniversitedeki arkadaş ortamımın hakim olduğu ama benim için bomboş olan konulardan uzaklaşıp kendi sevdiğim ortamı yarattığım için şu an her şey harika. zaten podcast dinlemeyi de bu yüzden seviyorum. birisi ekşiye, podcast dinlemenin bizim insanımıza imkansız olduğunu çünkü karşındakinin lafını kesmeden dinlemek huyumuz olmadığını yazmıştı, bilmiyorum olabilir ama benim için değil.

beraber: http://www.deezer.com/track/73358314

naber duygusal bal posrukları?

elimde komik bir video var ama sadece mesaj atana atarım

image
image
image

ara sıra aldığım bazı notlarım